https://twitter.com/nuhabercom
 
  • Ankara
    23.9 C
  • Istanbul
    24.1 C
  • Izmir
    26.6 C

Oğlunun katilini soran anneyi kovdular


Oğlunun katilini soran anneyi kovdular
2013-11-18 14:05:48
Diyarbakır ziyareti sırasında Başbakan Erdoğan'ı protesto ettiği için gözaltına alınan, Lice ilçesi Kayacık (Hezan) köyünde karakol yapımını protesto sırasında asker tarafından katledilen Medeni Yıldırım'ın annesi Medine Yıldırım, polisin gözaltı sırasında kendisine kötü muamelede bulunduğunu, alay ve hakaret ederek "reklam yapmak" ile suçladığını söyledi.
Diyarbakır'ın Lice ilçesi Kayacık (Hezan) köyünde 28 Haziran günü karakol yapımı protestosu sırasında askerlerin açtığı ateş sonucu yaşamını yitiren Medeni Yıldırım'ın annesi Fahriye Yıldırım, Başbakan Recep Tayip Erdoğan'ın Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ziyareti sırasında belediye önünde oğlunun posterini sırtına asarak, katillerinin halen açığa çıkarılmamasına tepki göstermişti. Yaptığı eylemden sonra üç saat gözaltında kalan anne Yıldırım, hem tepkisini hem de yaşadığı acı dolu günleri DİHA'ya anlattı. Oğlu Medeni'nin ölümü ile hayatlarında büyük bir değişiklik yaşandığını ifade eden anne Yıldırım, çocuğunun ölümüyle aile olarak adeta yıkıldıklarını ve bir enkaza döndüklerini dile getirdi. Tek taleplerinin davaya konulan "gizlilik kararı"nın kaldırılması ve katillerinin bulunması olduğunu kaydeden anne Yıldırım, "Bilmiyorum bu devletin bizimle ne alıp veremediği var?" Oğlumun katledilişinin 5'inci ayı doldu. Ama halen katilleri bulunmadı. Erdoğan'ın Diyarbakır ziyaretini duyunca bir an irkildim. Çünkü oğlumun vur emrini o vermişti. O karakol komutanı da onun ağzı ile çocuğumu katletmişti" diye belirtti. 
 
'Oğlumun şehit düştüğünü hissetim'
 
Çocuğunun yaşamını yitirdiği günü anlatan anne Yıldırım, orada yaşananların sadece protesto amaçlı olduğunu vurguladı. Nizamiyenin içinden bilerek ve seçerek oğlunun üzerine ateş açıldığını söyleyen anne Yıldırım şunları aktardı: "Oğlum Lice'de sınava giriyordu. Misafir olarak gitmiştik oraya. Oğlumun misafir olduğu 3'üncü gününde protesto sırasında katledildi. Halk oraya karakol yapımını protesto etmek amacıyla gitmişti. Köyde çoluk çocuk herkes bu protestoya gitmişti. Madem çatışmaya gitmişlerdi diye iddia ediyorlar, o zaman o çoluk çocuğun yaşlı kadınların ne işi vardı orda?" diyerek tepki gösterdi. Basın açıklamasının ardından askerlerin ateş açtığını hatırlatan anne Yıldırım, "Pilav hazırladım, diğer çocuklarda yemek yapıyordu. Medeni'yi bekledik gelmedi. Oğlumun şehit düştüğünü hissettim. Birden kalktım nefes alamadım. Evden çıktım, balkona gittim dumanlar yükseliyordu. Oraya gittim herkes 'gel seni Lice'ye götürelim' diyordu. Ben de neden diyordum herkes şehit düştüğünü biliyordu ama bana söylemediler" dedi. 
 
Oğlunun katilini sordu gözaltına alındı 
 
28 Haziran gününün kendisi için acı, keder ve kara bir gün anlamına geldiğini dile getiren anne Yıldırım, bundan sonra her 28 Haziran'da çocuğunun vurulduğu yere giderek ruhunu yad edeceğini ve olayın peşini bırakmayacağını vurguladı. Başbakan Erdoğan'a "İnsafa gel" çağrısında bulunan anne Yıldırım, olayın failinin belli olmasına rağmen dosyaya gizlilik kararı konularak kamuoyundan saklanılmaya çalışıldığını kaydetti. 
 
Anne Yıldırım, oğlunun dosyasının diğer faili meçhuller gibi tozlu raflara kaldırılmaması için Büyükşehir Belediyesi önünde eylem gerçekleştirdiğini söyledi. Valilik kavşağında Başbakanlık korumaları tarafından durdurulduğunu söyleyen anne Yıldırım gözaltında yaşadıklarını şöyle aktardı: "Korumalar bana ''medya karşısında bir şey söyleme. Bir şey yapma ve suçlama' dedi. Hem Kürtçe hem de Türkçe söylediler. Etrafta gazeteciler fazla olduğu için bana fazla müdahale edemediler. Ardından korumalar polisleri çağırdı. Beni oradan uzaklaştırdılar. Gözaltı sırasında polisler pankartı inceledi. Erdoğan eylem yerinden gidene kadar polisler beni oyaladı. Daha sonra Yenişehir Karakolu'na götürdüler. Karakolda polislere 'Beni bırakın sadece bir kelime söyleyeceğim. Onu öldürmeyeceğim. Ben katilimi istiyorum' dedim. Polisin biri de oradan alaycı şekilde 'Ne o Erdoğan'dan yardım mı isteyeceksin?' diye sordu" 
 
'Polisler beni reklam yapmakla suçladı'
 
Çocuğuna ait resmin üzerinde bulunduğu pankarta polisin el koyduğunu dile getiren anne Yıldırım, kendisine de "Fotoğrafı kendi rızasıyla verdi" yazılı bir kağıt imzalatıldığını belirtti. Karakolda pankartı inceleyen "Hacı" isimli bir polisin kendisine sinirlendiğini ve hakaret ettiğini belirten anne Yıldırım, "Seni kim gönderdi? Sana kim verdi bu pankartı?" şeklinde kendisine sorular yöneltildiğini aktardı. Anne Yıldırım, o anda şekerinin ve tansiyonun düştüğünü belirterek "Kim verecek bana, kim? Benim ciğerim yanıyor. Eylem sırasında oğlum, askerler, jandarmalar tarafından katledildi. Hala gelip hakaret ediyorlar. Polisin biri, beni reklam yapmakla suçladı" diye konuştu. (diha)
Tarih : 2013-11-18 14:05:48
Kaynak :
Bu Haberi Yorumlayın

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
Yorumlar